Laparoskopik Radikal Prostatektomi

Laparoskopik Radikal Prostatektomi Nedir?

Prostat içine sınırlı prostat kanseri tespit edilmiş hastalara, prostat bezinin arkasındaki seminal bezlerle (seminal vezikül) beraber tamamen çıkarılması özellikle 2000 yılından itibaren laparoskopik radikal prostat cerrahisinin avantajlarıyla, rutin şekilde uygulanmaya başlandı. Bu yaklaşım hastalara büyük kazanımlar sağladığı gözlendi ve giderek tüm dünyada uygulanmaya başlandı.

Laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatında da robotik cerrahi tekniğe birebir aynısı şekilde, vücut duvarına yerleştirilen 5 adet trokar yoluyla, prostat ve arkasındaki seminal bez tümüyle çıkartılır. Prostat çıktıktan sonra meydana gelen boşluktaki mesane boynu ile idrar kanalı (uretra) karşılıklı getirilerek dikilir. Prostatın çıkartılması esnasında yeşil renkli dış büzük korunur ve bu koruma idrarın tutulmasını sağlar.

Konvansiyonel (klasik) laparoskopik prostat cerrahisi için, 5 adet (5-10 milimetre arasında değişen) ufak delik açılması gereklidir. Bu deliklerden birisi (10 mm) göbek deliğinden açılmakta olup ameliyat sonrası estetik görüntüyü bozmamaktadır. Diğer iki 10 mm.lik delik göbeğin yaklaşık 4-5 parmak uzaklığında her iki alt-yanına ve son 5 mm.lik iki delik ise leğen kemiğinin yanlardaki üst kenarının 2-3 parmak üst-iç bölümüne açılmaktadır. Göbekten açılan delikten yerleştirilen bir boru kanalından (port, trokar) vücut içine karbondioksid gazı verilmektedir. Bu gaz yardımıyla karın duvarı yanlara ve yukarı doğru genişlemekte olup, ayrıca aynı borudan karın içerisine yerleştirilen kamera sistemine bağlı teleskop ile karın içi high definition (yüksek çözünürlükteki) 10-15 kat büyütmeli şekilde görüntülenebilmekte ve bize vücut içinde rahatça çalışma boşluğu sağlamaktadır.

Laparoskopi sonrası hastanede kalış süresi 1 ya da 2 gün kadar olmaktadır. Yaklaşık hastaların %95’i ameliyat sonrası ikinci günde evlerine gitmiş durumdadır. Diğer iki cerrahi teknik ile karşılaştırıldığında ameliyat sırasında robotik cerrahideki gibi çok az kan kaybı olmaktadır. Bu nedenle kan verilmesi oranı da çok düşüktür (laparoskopik cerrahide %2-3, açık cerrahide %40-45, robotik cerrahide %0.5-1)

Hastanede kalış süresince az miktarda ağrı kesiciye gerek duyulacak seviyede ağrı olmaktadır.

Genellikle cerrahiden sonraki ilk hafta (5-7 gün) içinde, herhangi bir patolojik iyileşme sorunu olmaz ise, idrar yoluna yerleştirilen sonda alınmaktadır. Robotik cerrahi deneyimimizde de bu süre aynıdır. Açık cerrahide ise bu süre genellikle 14-21 gün arasında değişmektedir.